Amerikan Ordusu, dün dünya savaş tarihine geçecek bir girişimde bulundu ve Afganistan’daki IŞİD güçlerine saldırı için “Bombaların Annesi” olarak anılan Massive Ordnance Air Blast (MOAB)’ı kullandı. İlk kez gerçek bir savaş alanında kullanılan bomba, Amerika’nın askeri cephaneliğindeki nükleer özellikte olmayan en güçlü bomba unvanını taşıyor.

Pentagon’dan yapılan açıklamada MOAB’ın, IŞİD militanlarının saklandığı, Afganistan-Pakistan sınırındaki mağara ağını imha etmek için kullanıldığı söylendi. ABD, bu saldırısıyla yakın zaman içinde iki büyük deniz aşırı operasyona imza atmış oldu. Akdeniz’de bulunan Amerikan savaş gemileri, geçtiğimiz hafta Trump’ın emriyle, kimyasal saldırıdan sorumlu tuttukları Esad’ın kontrolündeki tesislere Tomahawk saldırısı düzenlemişti.

MOAB2

Amerikan Hava Kuvvetleri’nin 21 Kasım 2003 tarihli bu fotoğrafı, Florida’daki Eglin Hava Üssü yakınlarında gerçekleşen MOAB patlamasını gösteriyor.

Yaklaşık 10 ton ağırlığındaki bomba, Amerikalı mühendislerin imzasını taşıyan ve nükleer özellikli olmayan en büyük bomba olarak biliniyor. Ancak büyük olması en güçlü olduğu anlamına gelmiyor. MOAB’ın yıkım gücü, İkinci Dünya Savaşı esnasında Japonya’nın Hiroşima ve Nagasaki kentlerine atılan atom bombalarının yanında oldukça zayıf kalıyor. Hemen aşağıda görebileceğiniz TNT karşılaştırması da bunu doğruluyor.

MOAB = 11 ton TNT
FOAB = 44 ton TNT
Little Boy / Hiroşima = 15.000 ton TNT
Fat Man / Nagasaki = 21.000 ton TNT

“FOAB da ne?” diye sorabilirsiniz. Amerikalılar ona da Father of All Bombs yani “Bombaların Babası” diyor. MOAB’dan tam dört kat daha güçlü. Termobarik özellikli FOAB, patladığında çevresindeki havayı da kullanarak yıkım gücünü artırıyor.