The Black Keys - Turn Blue

GÜLŞAH GÖRÜCÜ

The Black Keys / Turn Blue

Sağlam gitar melodilerini, sıkı davul ritimlerini ve kocaman bir rock’n’roll yapma hevesini yanlarına alan Ohio’lu ikili The Black Keys, 70’ler ve 90’lar müziğini harman etmenin ne mene bir şey olduğunu daha önce tüm müziksever Ceyms’lere göstermişti. Hâlâ bilmeyen varsa tarif şu: Biraz Led Zeppelin, bir çimdik AC/DC, bir tutam da The Doors. Şimdi grubun geçen ay yayınlanan sekizinci stüdyo albümleri Turn Blue’nun içinde yüzmeye başlayabiliriz.

Ruhuna Jimi Hendrix ve Robert Plant’in aynı anda üflediği Dan Auerbach ve müzik yapma hevesi ailesinden gelen Patrick Carney, çıkışlarını ilk albümleri The Big Come Up’la 2002 yılında yapmış ve lo-fi türünün en güzel örneklerinden birini vermişlerdi.

Diskografilerine en güzel imzalarını Brothers’la atan Grammy ödüllü ikilinin parçaları Person of Interest, Misfits, Eastbound&Down ve Hung gibi birçok dizide de yer almıştı. Fakat şöhret, onların blues rock ve garage rock arasında mekik dokuyan melodileri yakalamalarıyla geldi. Bu gecikmenin sinir bozucu olduğunu verdikleri neredeyse her röportajda ifade ettiler. İki kişilik dev kadronun müzik listelerine girmelerini sağlayan ilk albümleriyse El Camino oldu.

Gelelim, her Ceyms’in gündelik terini atmadan hemen önce dinlemesi gereken, son dönemlerin en sağlam altyapılı albümlerinden biri olan, Nonesuch etiketli Turn Blue’ya. İkili yeni albümlerinin çıkacağını, 13 Mayıs’ta, gezegenin en sinirli adamlarından Mike Tyson’ın Twitter’ı aracılığıyla duyurmuştu. Albümden gelen ilk single Fever oldu. Müzik tarihinin en güzel ve en uzun açılış parçalarından biri olan Weight of Love’la başlayıp lise sıralarına geri döndüren Gotta Get Away’le sona eren albüm, yılın en iyileri listelerine şimdiden girdi. Ancak The Black Keys’in vintage kokan blues rock’ını seven Ceyms’lere kötü haberimiz var: Turn Blue daha çok alternatif pop ve psychedelia esintileri taşıyor. Attack&Release’le başlayan The Black Keys-Danger Mouse birlikteliğiyse iyice dozunu artırmış durumda.

Kimi otoriteler tarafından popülaritesi arttıkça ruhunu yitiren gruplardan biri olarak görülse de The Black Keys günümüz müziğinin en sıkı örneklerini vermeye devam ediyor. Eğer bir östrojen varsa o da Turn Blue ile damarlarda hissedilecek, o kadar!

Ceyms seçkisi bu parçaları dinlemeden geçmeyin
Year in Review
Fever
10 Lovers