1996 yılında Dolly’yle tanışmamızdan bu yana aralarında at, köpek ve tavşanın bulunduğu birçok memeli klonlandı ancak yürütülen çalışmalar maymunlar üzerinde ilk kez başarılı sonuç verdi. Yetişkin bir hücreden klonlanan Zhong Zhong ve Hua Hua isimli uzun kuyruklu makaklar, bu yolla klonlanan ilk primatlar olarak tarihe geçti.

İki hafta arayla doğan ve genetik olarak birbirinin aynı bu iki maymun, geleceğe yönelik araştırmalar için büyük önem taşıyor çünkü genetik çeşitlilik, bilimsel deneylerde karışıklığa sebebiyet verebiliyor. Klonlanan maymunların ilaç ve farklı hastalıklarla ilgili testlerde bilim insanlarına önemli faydalar sağlaması bekleniyor.

Klonlama için tercih edilen yöntem, Dolly’ninkiyle aynı ancak süreç çok daha karışık. Şanghay’daki, Çin Bilim Akademisi’ne bağlı Nörobilim Enstitüsü’nde görevli araştırmacılar ilk olarak somatik hücre çekirdeği transferi işlemiyle, hücrenin çekirdeğini daha önceden çekirdeği alınmış yumurtanın içine yerleştiriyor. Bu işlem sırasında başarısızlık riski çok fazla çünkü farklı genler klonlanmış embriyoya müdahale ediyor. Çinlilerin sonuç almasına yardımcı olan da bu genlere doğru şekilde müdahale etmiş olmak.

Zhong Zhong ve Hua Hua’ya kavuşana kadar araştırmacıların 127 ayrı yumurta kullandığını da belirtelim.

Çin’in adını son yıllarda biyomedikal alanında sıkça duyuyoruz. Bunun esas sebeplerinden biri, medikal araştırmalara yönelik yaptırım ve kanunların, ABD ve Avrupa ülkelerine kıyasla Çin’de daha esnek olması. Bu sayede Çinliler bürokratik engellerle daha az uğraşıyor ve rakiplerinden çok daha hızlı şekilde sonuç alabiliyor.