Dünya, bilim kurgu filmlerinden fırlamış gibi duran şehirlerle dolmuş olsa da New York’un kendine has ruhu hala yaratıcılığı tetiklemeyi, yeni sanatçılara, mimarlara ilham kaynağı olmayı sürdürüyor. Şehir için tasarlanan, hayal edilen yeni yapılar da bunu tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.

Skyscraper oiio

The Big Bend

İnsanların bir şeyler inşa etmeye başladığı tarihlerden bu yana hayatımızda olan “en büyük”, “en yüksek” gibi kavramlar, bitmek bilmez bir yarışın sürmesine neden oluyor. Aynı yarış, günümüzde de devam ediyor ancak liderlik koltuğu eskisine kıyasla çok ama çok daha hızlı bir şekilde el değiştiriyor.

Skyscraper oiio

The Big Bend’in seyir terası

Oiio tasarım stüdyosu ise herkesten farklı bir yol izleyerek, “yükseklik” yerine “uzunluğu” koyuyor. Şehrin katı yapılaşma kurallarını “esneterek”, Manhattan’a at nalı şeklinde bir bina inşa etmeyi planlıyor. Çok olası görünmese de, proje hayata geçirilse, The Big Bend, 1,220 metre ile dünyanın en yüksek binası unvanının yeni sahibi olacak. Bu sıra dışı yapıda kesintisiz bir şekilde yolculuğuna devam eden özel bir asansör sistemi de bulunacak.

Skyscraper oiio

Skyscraper oiio

Skyscraper oiio Skyscraper oiio