1992 yılının soğuk bir kış gününde mühendis Neil Papworth, bilgisayarından “merry Christmas” (mutlu noeller) yazıp Vodafone’un direktörü Richard Jarvis’in telefonuna gönderdi. 3 Aralık günü gönderilen bu ilk SMS, o günün şartlarında sıradan bir teknolojik gelişme gibi görünse de bugün için anlamı çok daha büyük.

Akıllı telefonların çıkışı ve mobil internet altyapılarının gelişmesi sayesinde anında mesajlaşma uygulamalarına yönelmiş olsak da SMS’in de çok yaygın olarak kullanıldığı bir dönem elbette oldu. Şimdilerde bankaların, hastanelerin ve bilumum ticari kuruluşun gönderdiği ve hiç kimsenin gerçekte istemediği onlarca mesajla dolan gelen SMS kutuları, eskiden elbette daha işlevseldi. 2006’da sadece ABD’de aylık 12,5 milyarlık SMS hacmi yıllık 45 milyara düştü. SMS’in geleceğinin nasıl olacağı ise belirsiz. Anında mesajlaşma uygulamalarının akıllı telefonları fethettiği bu dönemde yalnızca WhatsApp üzerinden günde 55 milyar mesaj gönderiliyor.


SMS’in iletişimde büyük değişikliklere ön ayak olduğuna şüphe yok. Telefonla konuşmak yerine işleri mesajlaşarak halletmek artık herkesin olayına geliyor. Sadece WhatsApp’ın bile günlük 1 milyar kullanıcısı olduğunu düşünür ve buna Facebook Messenger, Apple iMessage, Skype veya Hangouts gibi rakipler de eklenince SMS’in çağının sonuna doğru gelindiği de anlaşılıyor.SMS 25 YAŞINDA